Header Ads

Kalemin Tarihi, Çividen Kuş Tüyüne, Kamıştan Kaleme

 KALEMİN TARİHİ,
HANGİ MESLEK VEYA YAŞ GRUBUNDA OLURSANIZ OLUN, DEVAMLI KULLANDIĞIMIZ KALEMLER ÖNEMLİDİR, KİMLİĞİNİZİ YANSITIR. BU ÖZELLİĞİYLE KALEM, KOLEKSİYON TUTKUNLARININ EN GÖZDE NESNELERİNDEN BİRİ... HATTA ŞİRKETLER, KOLEKSİYONERLER İÇİN ÖZEL TEKNOLOJİLERLE VE SINIRLI SAYIDA KALEMLER BİLE ÜRETİYOR. 




Hani bir şey yazmak istersiniz, bir yazı, kısa bir not, yemek tarifi, bir adres... Aranır, bir kalem çıkarırsınız cebinizden ya da çantanızdan. Bazen birisi tutuşturur elinize, yabancılarsınız, kendi kaleminizi yanınıza almadığınız pişman olursunuz. İşte böylesine kopmaz bir parçanızdır o. Hele bir hikâye, bir şiir yazacaksanız, Beyaz kâğıdın üzerinde gidip gelen kalemin sesi mutlaka tanıdık olmalıdır. Sizinle beraber akıp duygu ve düşüncelerinizin hızına yetişmelidir. Bazı işler için kurşun kalem iyidir, bazıları için tükenmez. İnce uçlusu, fosforlusu, boya kalemi... 
YAZIMIZI OKURKEN MEHMET ERDEM'DEN  "HAKİM BEY" ŞARKISINI DİNLEYEBİLİRSİNİZ




ÇİVİDEN KUŞ TÜYÜNE, KAMIŞTAN KALEME
Hayatımızın içinde böylesine yer eden kalem, acaba tarihin hangi noktasından yola çıkıp koleksiyonlara girdi?


Yazı veya çizim için kullanılan kalemin tarihi, aslında işaret parmağımızın tarihi kadar eski! İlk insanlar duygu ve düşüncelerini toprağa parmaklarıyla çeşitli şekiller çizerek anlatmış, dolayısıyla en azından kalem fikrini uygulamışlar. Daha sonra Sümerler, düzgün tabletlerin üzerine çivi benzeri sivri gereçlerle şekiller çizmeye başladı. Çividen sonra; kamış fırça, fildişi kalem, kuş tüyü girmiş hayatımıza. Antik Mısır ve Roma döneminde de çeşitli malzemelerden kalemler üretildi. Resimyazılar, yumuşak kil tabletlere sivri uçlu kamış kalemlerle çiziliyordu. Ancak bu sivri uçlu kamışlar, köşeli ve düz çizgiler çekebiliyor, yuvarlak hatlarda işe yaramıyordu. Resimyazının, resimden çıkıp çizgisel sembollere dönüşerek geliştiği dönemde Mısır'dan Çin'e birçok bölgede farklı yazı sistemleri ve araçları doğmaya başladı. Mısırlılar’ın ‘tanrıların yazısı’ anlamına gelen hiyeroglif yazısı, çivi-yazısından farklı olarak, şiirsel bir üslüpla çizilen resimlerden oluşuyordu, Çin de ise MÖ 2697’de, kalemin daha da gelişmesini sağlayan bir icat ortaya çıktı. Çinli filozof Tien-Lcheu gazyağı misk ve eşek derisinden elde edilen bir tür yapışkanı, yani mürekkebi buldu. Mürekkep ve üzerine yazı yazılan papirüsle birlikte de vazgeçilmez ikilinin beraberliği başladı: Kalem ve kâğıt






MÜREKKEP ÖNCELERİ DAYANIKSIZDI
 Mürekkep, ilk başta sadece hiyerogliflerin siyaha boyanmasında kullanılırken, sonraları hem kâğıdın hem de mürekkepli kalemin icat edilmesini sağladı. 'Kamış kalem’ olarak tanımlanabilecek bu mürekkepli kalem, tüp şeklindeki bambu veya sazlardan yapılıyor, tüpün bir ucu kesilip içi mürekkeple dolduruluyordu. MS 400’lü yıllarda bulunan mürekkepli kalem formülü, yüzyıllar boyunca kullanıldı. Yazının daha dayanıklı olması için mürekkebe demir tozu, meşe palamudu tozu ve reçine gibi maddeler de katılıyordu. Mürekkepli kalem olarak kaz tüyü bin yıldan fazla kullanıldı. Mürekkepli çelik kalem, 18’inci yüzyılın sonlarına doğru geliştirildi ama çok sert olduğu için istenilen sonuç elde edilemiyordu. Bu zorluk Sanayi Devrimi’nin yarattığı mekanik gelişmelerle aşıldı ve ucunda bir hava deliğiyle üç küçük kanal olan dolmakalemler yapıldı. Günümüzdeki dolmakalemlerde de kullanılan bu mekanizma sayesinde mürekkep kâğıda damlamıyor ve kalemin ucuna daha kolay geliyordu. 

KURŞUN KALEM HER BÜTÇENİN HARCI DEĞİLDİ 
Oldukça basit gereçlerden yapılan kalemin, bugünkü haline gelebilmesi için uzun yüzyıllar gerekti. Ortaçağda işaret koymak için kullanılan kurşun ve gümüş sopalar, yazı yazmaya elverişli değildi. 15’inci yüzyılda İtalya'da kurşun ve kalay karışımının yapılması ve 1658’de İngiltere’de grafit madenlerinin bulunup küçük sopalar halinde kesilerek içine bu kanşımın yerleştirilmesiyle ilk kurşun kalem üretilmiş oldu. Ancak zor bir üretim süreci gerektiren ve bu nedenle pahalıya mal olan bu kurşun kalemi, sadece çok varlıklı olanlar yaptırabiliyordu. Kurşun kalemi yaygınlaştıran, 1752 yılında grafit tozuna kil katarak bu karışımı yakan ve ardından balmumuna batıran, böylece üretim sürecini kolaylaştıran Josef Hardmuth oldu. Yine Hardmuth’un, 38 yıl sonra bulduğu seramik madeni sayesinde kurşun kalemin sertlik oranları da belirlenebilmeye başlandı. 1792’de kurulan ve kurşun kalem üreten Hardmuth şirketi, 1889’da artık sertlik derecesine göre kalem üreten bir yapıya kavuştu. İlk yapay kurşun kalem ise Fransız Nicolas-Jacques Conte'nin icadıydı. Napolyon, İngiltere’ye karşı abluka uyguladığında İngiliz Cumberland bölgesinden gelen grafitin kaynağı kesilince, Conte mevcut grafiti toz haline getirip kille karıştırarak yapay kurşun kalemi icat etti.

Özellikle öğrencilerin ve ressamların kullandığı ama kimsenin vazgeçemediği kurşun kalem de böylece hayatımızda bugünkü yerini aldı.

MÜREKKEP YENİLEMEKTEN SIKILINCA...

O dönemde yazarlar, silinmez olması nedeniyle daha çok mürekkepli kalem kullanıyordu. Ancak mürekkebin sık sık yenilenmek zorunda olması, işi gereği mürekkepli kalemi kullanan pek çok kişiyi çileden çıkarıyordu. Bunlardan biri de, Laszlo Biro adlı Macar heykeltıraş, ressam ve yazardı. 1930’ların başında, kimyacı kardeşi George ile birlikte sık sık mürekkep doldurma gereği olmayan bir kalem yapmak üzere deneylere başladılar. Gazete basımında kullanılan mürekkebin çabucak kuruduğunu fark edince, bu mürekkebi kullanmaya karar verdiler. Kalemin ucuna minik bir top koyarak, bu koyu mürekkebin akabileceği bir tasarım yaptılar. Kalem, kâğıdın üzerinde hareket ettikçe top dönüyor ve mürekkebi kontrollü bir şekilde kâğıda aktarıyordu. Laszlo Biro, 1938 yılında tükenmez kalemin patentini aldı. İki kardeş 1943’te Arjantin’e taşınarak bu buluşu finanse etmeye istekli bir yatınmcı buldu ve tükenmez kalemi 'Birome' adı altında Arjantin’de pazarlamaya başladılar. Bir süre sonra, İngiltere’de Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne tükenmez kalem sağlayan bir fabrika açtılar. Şirket bir süre sonra, BIC Corporation tarafından satın alındı ve tükenmez kalemin hikâyesi her geçen gün daha da yaygınlaşarak günümüze ulaştı.

KALEM, TARZINIZDIR

Kullandığınız kalem bir bakıma kimliğinizi yansıtır. Gösterişli bir kalem statüyü simgelerken, süslü bir kurşun kalem çocuksu yanımızı yansıtıyor olabilir. Kalem tutkunları, kullandıkları kalemi uzun zaman değiştirmezler. Koleksiyoncular daha çok sınırlı sayıda üretilen kalemleri tercih etseler de, gezdikleri ülkelerden kalem toplayan, hatta ikinci el kalem meraklısı amatör koleksiyoncular da var. Kalem tutkunlarından bazıları, kalemlerini uzun yıllar yanlarında taşıdıkları bir arkadaş gibi görür; bazılarıysa en ilginç, en nadir kalemlerin peşinde koşarlar. ABD ve Avrupa’da sadece kalem satan dükkânlar ve kalem koleksiyonculuğuyla ilgili dergiler olduğunu söylersek, belki bu sevdanın boyutları daha iyi anlaşılabilir. Bu merakın sahiplerine yönelik olarak, bazı özel olaylar için özel ve sınırlı sayıda kalemler üretilir. Örneğin ünlü kalem markası Faber-Castell’in, 2003’ten beri senede sadece 2 bin 500 adet ürettiği ‘Pen of The Year’ konseptli dolmakalemin 2009 tasarımında, kalemin gövdesi at kuyruğu ve at yelesinden yapıldı. Yazı yazmanın kişisellik hissini simgelemesi için elde yerleştirilen iki renkli altın uç, farklı kalınlıklarda hazırlandı. Eğer kendi atınızın kılından özel bir üretim yaptırmak isterseniz, fiyatı 2 bin 200 Euro.

Yine ünlü kalem markası Scrikks’in de iki tür koleksiyon kalemi var. İspanya’daki tesisinde 1930-60 yılları arasında üretilen kalemlerin değeri sadece koleksiyoncular tarafından belirlenebiliyor. Diğeri ise, Scrikss’in Türkiye’de 45’inci yılı anısına sınırlı sayıda (210 adet) üretmiş olduğu ‘1964’ adlı dolmakalemi. Bu kalemin fiyatı da 1500-2 bin dolar arasında değişiyor.

Kendi zarafetini yaratan kalem, hâlâ teknolojiye teslim olmadı. Nasıl ki insanlık tarihinin en önemli metinlerini günümüze taşıdıysa, bugün de hayatımızdaki önemini sürdürüyor.



KİM, HANGİ KALEMLE YAZIYOR?

Dünyaca ünlü yazarımız Yaşar Kemal yazışmalarını sadece kurşun kalemle yapıyor. İki yıl önce kaybettiğimiz işadamı Şakir Eczacıbaşı da kurşun kalemden başka kullanmazdı. George W. Bush, başkanlığı döneminde önemli imzalarını Cross marka kalem ile atıyordu. Bill Clinton ise Parker ve montegrappa markalarına meraklıydı. Pop star Tarkan, şarkılarını Montegrappa marka kalemle yazıyor. Edebiyat eleştirmeni Doğan Hızlan ile işadamı Tuncay Özilhan ülkemizde kalem  koleksiyonuna sahip olan isimler arasındalar.

DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK DİLEĞİYLE...
KİLER MAGAZİN NİSAN 2012

Hiç yorum yok

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.