AYRICA GOOGLE SAYFASI AÇMANIZA GEREK YOK. GOOGLE ARAMALARINIZI BURADAN YAPABİLİRSİNİZ.!

TANITIMLAR

20 Şubat 2013 Çarşamba

EVDE SABUN NASIL YAPILIR?

 MİS GİBİ EV SABUNLARI

GÜNÜMÜZÜN VAZGEÇİLMEZ BİR PARÇASI OLAN SABUNUN BİNLERCE YILLIK BİR TARİHİ OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ? TARİH İÇİNDE KİMİ ZAMAN DEĞERLİ BİR DEĞİŞ TOKUŞ ARACI OLARAK KİMİ ZAMANSA İLAÇ OLARAK KULLANILAN SABUN, ARTIK BİNBİR ÇEŞİDİYLE ELİMİZİN ALTINDA. AMA BİR DE KENDİ YAPTIĞIMIZ SABUNLA TEMİZLENMENİN KEYFİNİ YAŞAYALIM
Çocukluğa dair hatıralardan biri, mis gibi kalıp sabun kokan, buhar tüten banyolar değil midir? 0 sabun kokusu nedense akıllardan çıkmaz hiç... Çocuklukla, masumiyetle, temizlikle, saflıkla özdeştir belleğimizde. Kalıp banyo sabunu, renk renk el sabunları, son yıllarda yaygınlaşan sıvı sabun, limondan lavantaya türlü çeşit kokularıyla temizliğimizin vazgeçilmez parçasıdır. Hiç merak ettiniz mi, sabun kaç yüzyıldır temizliğin adı olmuş? Biz merak ettik ve araştırdık; işte mis kokulu sabunun uzun tarihi...



SABUNUN TARİHİ: HİTİTLER'DEN BUGÜNE

Sabunun bilinen tarihi 2000 yıl öncesine uzanıyor. Hatta Anadolu’da 4000 yıl önce Hititler'in temizlik için, yakılan bitkilerin küllerini kullandıkları biliniyor. Romalılar ise sabun yapabilmek için, kireç taşını ısıtarak kireç elde etmiş, ıslak kireci sıcak ağaç külleri üzerine püskürtüp karıştırmışlar. Oluşan çamur sıcak suyla dolu kazana dökülerek keçi yağı ile birlikte uzun süre kaynadıktan sonra soğutulmuş. Soğuma sonucu sertleşen tabaka da parçalara bölünerek sabun olarak kullanılmış. Roma’da bu şekilde imal edilen sabun kadınların en gözde temizlik aracı haline gelmiş.

Hatta eski bir Roma masalına göre, sabunu kadınlar keşfetmiş. Hayvanların tanrılara kurban edildiği Sapo Dağı’nın yamacından akan Tiber Nehri’nde çamaşırlarını yıkayan kadınlar, çamaşırlarının daha temiz olduğunu fark etmişler; sonra da hayvanların kurban edildiği Sapo Dağı’ndan nehre yağmurla birlikte hayvan yağlarının ve odun küllerinin karıştığını keşfetmişler. Tarih boyunca kadınların temizlik işlerinde yüklendiği role bakacak olursak, bu masalın gerçek olma ihtimali pek de uzak değil... Sabun olarak adlandırabileceğimiz temizlik maddesiyle ilgili ilk yazılı belge Mezopotamya'da MÖ 3000’Ierden kalma kil tabletleri. Bu tabletlerde, potasyum ve yağla karıştırılarak elde edilen temizlik maddesinden söz ediliyor.

MÖ 1500’e ait Ebers Papirüsü’nde ise, Mısırlılar’ın, hayvan ve sebze yağları ile alkalinli tuzdan elde edilen sabuna benzer bir maddeyle yıkandıkları belirtiliyor.

Yunanlılar, Mısırlılar gibi sabun kullanmıyor ama vücutlarını yağ ve killerle sıvadıktan sonra, kum ya da sünger taşıyla fırçalıyor ve ardından yıkanıp zeytinyağıyla yağlanıyorlarmış. Ortaçağa geldiğimizde sabun kullanımının yaygınlaştığını görüyoruz. Aynı zamanda takas aracı olacak kadar değerli bulunduğunu da... Tarihte İngiltere’de yaşayan Keltter, hayvansal yağlar ve bitki küllerinden üretikleri sabuna “Saipo” adını veriyor bu sözcük daha sonra "soap" olarak değişiyor.

SABUN NASIL TEMİZLİYOR?


Fark ettiyseniz tarihte, birbirinden uzak bölgelerde temizlik gereci olarak kullanılan maddenin temel yapısı hep aynı... Bugün de sabunun yapısı fazla değişikliğe uğramadı. Her sabun kireç gibi bir alkali maddeyle bir çeşit yağın karışımından oluşuyor. Günümüzde alkali olarak kireç yerine genellikle kostik soda; keçi yağı yerine de sığır ve koyun yağlarından elde edilen don yağlarıyla hurma, pamuk çekirdeği ve zeytinden elde edilen bitkisel yağlar kullanılıyor. Alkali ve yağdan meydana gelen sabun moleküllerinin bir ucu yağı, diğer ucu da bir alkali olan suyu çekiyor. Ellerimizi ovuşturduğumuzda yağ ve kirler, dolayısıyla içindeki bakteriler parçalanıyor. Sabun molekülleri bu yağlı kirleri sararak suyla birleştiriyor ve artık çözünemez hale getiriyor. Musluktan akan suyla da kirler akıp gidiyor. Ellerin kurulanması da bakterilerin sevdiği nemli ortamı ortadan kaldırıyor. Aslında sabun bir antiseptik, yani mikrop öldürücü değil. Deri üzerinde bulunan ölü deri hücreleri, ter, bakteriler ve tozun uzaklaştırılmasını sağlıyor. Sadece suyla yıkamak bunu sağlamıyor, çünkü su ve yağ kesinlikle birbirine karışmayan, tersine birbirini iten moleküllere sahip iki madde. Dolayısıyla elimizi sadece suyla yıkadığımızda, derimizin üzerindeki yağ tabakası içeren kirler, suyun deriye temas etmesine engel oluyor ve tam anlamıyla temizlik sağlanmıyor. İşte burada sabunun devreye girmesi gerekiyor.
ARTIK SABUN DA SAF DEĞİL

Ancak bu temel yapıya günümüzde boya, parfüm, bakteri giderici maddeler, krem, losyon ve benzeri katkı maddeleri ekleniyor. Bu da ne yazık ki sabunun sadece temizlemeye yönelik işlevini ortadan kaldırarak, cildi tahriş eden, hatta bununla kalmayıp cilde kalıcı zararlar veren bir maddeye dönüşmesine yol açıyor.

ZEYTİNYAĞLI SABUN YAPIMI 
6 titre zeytinyağı, 6 titre su, 1 kilo kostik, metal olmayan kap kacak. Bu malzeme ile iki tip sabun yapmak mümkün. İlki. “Soğuk su sabunu" olarak anılan ve cilt temizliğinde değil, ev temizimde kullanılan sabun türü. Yapımı da şöyle: 6 litre suyun içinde. 1 kile kestik tamamen eritilir. Bu eriyik zeytinyağı üzerine damla damla akıtılarak, tahta bir kaşıkla sürekli karıştırılır. İşlem bittiğinde sabun işlemi de bitmiştir, (taşan sabun uygun ortamda soğumaya bırakılır ve sonra bıçakla kesilerek kalıplanır. “Sıcak su sabunu” ise şöyle yapılır Aynı ölçüler kuttandır ama diğerinden farkı, işlemin kaynatarak yapılmasıdır. Bu yöntemde su altta kalır ve sabun üstte toplanır. Bu sabun düz bir zemine dökülüp katılaşınca kesilir.

EV SABUNU NASIL YAPILIR?


Aslında sabunun türevi olan ya da olması gereken şampuanların da birçok katkı maddesi eklenerek “güzellik” maddesi olarak sunulması, yine aynı biçimde zarar veren bir noktaya ulaşmış durumda. Bu nedenle sabun konumuzu, evde sabun yapımına ilişkin tarifler vererek bitirelim istiyoruz. Ne de olsa artık tükettiğimiz her şeyin içeriği tartışma gündemine giriyor ve doğal ürünlerin önemi hem üretici firmalar hem de tüketiciler nezdinde gitgide daha fazla kabul görüyor. O halde gelin, güzel ve faydalı bir hobi olarak evde sabun yapmayı deneyelim...

Sabun yapmak için bitkisel veya hayvansal yağ, temiz odun külü, temiz su ve biraz tuz yeterli. Ticari olarak üretilen sabunların büyük bir kısmında hayvansal yağlar kullanılıyor, çünkü bunlar daha fazla köpürüyor ve daha çok yumuşatıyor. Ancak, cilt sağlığı için bitkisel yağlar daha yararlı. Bu nedenle size önerimiz, sabun yapımında bitkisel yağ kullanmanız. En sağlıklısı da zeytinyağı veya defne yağıdır. Bunun dışında pamukyağı, fıstık yağı da kullanabilirsiniz. İyi kalitede kül ise çoğunlukla meşe odununun yakılmasıyla elde edilebilir. Daha kaliteli ve daha açık renkli sabun yapmak içinse kayın ya da elma ağacı külü kullanılabilir. Bu malzemeleri kullanarak kolayca sabun yapabilirsiniz:
Bir ölçü suya bir miktar temiz külü koyup ateşte ısıtın, ardından dinlendirin. Karışıma ne kadar kül koyacağınızı kendiniz şu şekilde tespit edebilirsiniz: Küllü suya ufak bir patates koyun, eğer patates batıyorsa, biraz daha kül eklemeniz gerekir. Patates tamamen suyun üzerine çıkarsa karışıma biraz daha su koymalısınız.

Küllü su karışımını hazırlayıp ısıttıktan sonra başka bir kapta üç ölçü yağı 40-50°C’ye kadar ısıtın. Yağ ılındıktan sonra üzerine küllü suyu ilave edin ve karışımı kısık ateşin üzerine alarak tahta kaşıkla karıştırın ve içine bir tutam tuz atın. Bu tuz sabunun sert ve dayanıklı olmasını sağlar. Yaklaşık yarım saat karıştırdıktan sonra karışım puding haline geldiğinde sabununuz hazır demektir. Bu karışımı hazırladığınız kaplara dökün ve iki gün kapta tutun. İki gün sonunda kaptan çıkardığınız sabun kalıplarını bir-iki ay gölgede kuruttuktan sonra kullanabilirsiniz.

Bu işlemi açık havada yapmanız ve çelik tencere kullanmanız sağlık açısından önemlidir, iyi bir sabun yapmanın püf noktası, karışımı hiç köpük kalmayana kadar karıştırmaktır. Dilerseniz yağın içine bir miktar lavanta, gül yağı gibi aromatik yağlar koyarak hoş kokulu sabunlar elde edebilirsiniz.
Kaynak: Kiler Magazin Dergisi
Yukarıda yazılanlar kendim tarafından denenmemiştir, ilginç olduğunu düşünerek sizlerle paylaşmak istedim.
Detaylı bilgi almak isterseniz http://guzeloliyiyasa.blogspot.com/2013/02/sabun-kurslarimiz.html

10 yorum :

  1. bu yararlı paylaşım için çok tekekkür ederim, sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorum için biz de teşekkkür ederiz.
      Düşünmek ve Paylaşmak Dileğiyle...

      Sil
  2. Vermiş olduğunuz tarif için teşekkürler. Benim merak ettigim konu egerki yapımda Potasyum hidrokait kullanıyorsak bunu suyla karıştırdığımızda ortaya çıkan reaksiyon icinde bulunduğu kabla da reaksiyona giriyor mü? Celik kap kullanılinca celik reaksiyona giriyormu? Kendiliğinden isindigi söyleniyor. Bu karışımda sıcaklık maksimum kaç dereceye yükseliyor? Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. Yazıya kaynak belirtmeyince sanırım konunun uzmanı ben oluyorum:)malesef bu güzel yorumun sorularını cevaplayamacağım.

    Düşünmek ve Paylaşmak Dileğiyle...

    YanıtlaSil
  4. küllü su elde edilmesi çok kolay işlem değildir.Elde edilen küllü suyun sertlik derecesini kontrol etmeniz zor olduğu için kostik kullanmanızı öneririm.Sabun yapımında illede kaynatma yapılması gerekmez.Su ve kostiğin buluşması sıranında oluşan sıcaklık ile yağların ısısıda arttırılabilir.Doğru sabun yapabilmek için yağların, kostiğin ve suyun oranlarının çok iyi ayarlanması gerekir.
    ayrıntılı bilgi almak isteyenler için eminekobas@yahoo.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emine hanım verdiğiniz güzel bilgiler ve paylaşım için çok teşekkürler.
      Düşünmek ve Paylaşmakmak Dileğiyle...

      Sil
    2. acaba kostik nerelerde satılır

      Sil
    3. http://www.kostik.info.tr/tag-48/kostik-nerelerde-bulunur.html bu adrese bir bakın derim ve http://guzeloliyiyasa.blogspot.com/2013/02/sabun-kurslarimiz.html adresinde bakmanızı öneririm yorum bırakan emine hanım ile de irtibata geçebilirsiniz.

      Düşünmek ve Paylaşmak Dileğiyle

      Sil
  5. Denemeye Çalıştım ama Beceremedim :) Bana Göre Değilmiş Demekki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vazgeçmeyin derim ayrıntılı bilgi almak isteyenler için eminekobas@yahoo.com isterseniz irtibata geçin.

      Düşünmek ve Paylaşmak Dileğiyle...

      Sil

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

İletişim

Yasal Uyarı

Yasal Uyarı


http://dusunmekvepaylasmak.blogspot.com/ sitesinde yer alan her türlü içerik misafir yazarlarının kişisel tecrübeleri, bilgisi ve araştırma sonuçlarına dayanarak oluşturulmuştur. Sadece ve sadece enformasyon amaçlıdır ve asla hekiminizin tıbbi öneri, teşhis ve tedavisinin yerini almayı amaçlamamaktadır. Sitede verilen her bilginin güncel ve eksiksiz olması için her türlü çaba gösterilmiştir ancak kesinlikle böyle olduğuna dair hiçbir garanti verilmemektedir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Düşünmek Ve Paylaşmak Alexa Sıralaması