Header Ads

DÜNYANIN YEDİ HARİKASI"İSKENDERİYE FENERİ"

 
Dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri'nin aynı zamanda bir savunma sistemi olduğunu biliyor muydunuz? İskenderiye Feneri hakkında daha pekçok ilginç bilgiyi sizinle paylaşıyorum.
1994 yılının sonbaharında, bir grup arkeolog deniz altından İskenderiye, Mısır sularına girdi. Tarihi eser kalıntıları bul- mak için denizin dibini araştırdılar. Suyun altındaki büyük taş parçalarına, yüzen gemi direkleri bağlandı. Böylece kıyıdaki bir Elektronik Mesafe Ölçüm istasyonu, dalgıçların pozisyonunu izleyebilecekti. Ayrıca uydu aracılığıyla da deniz altındaki işlemleri izleniyordu. Bu bilgiler daha sonra denizin dibi ile ilgili detaylı bir veritabanı oluşturmak için bilgisayarlara aktarıldı. 


Bu bilim adamları, 20. yüzyılın sonlarında en ileri teknoloji araçları kullanarak, M.Ö. 3. yüzyıldaki en ileri teknoloji göstergelerinden birinin kalıntılarını aradılar: Büyük İskenderiye Feneri’ni. Fener’in öyküsü, M.Ö. 332 yılında Maked- onya fatihi Büyük İskender’in, İskenderiye şehrini kurması ile başladı. İskender, kendi kontrol alanı içinde en az 17 şehre, İskenderiye adını vermişti. Bunların pek çoğu kaybolup gitti, ancak Mısır'daki İskenderiye, yüzyıllar boyunca ayakta kaldı ve kalmaya da devam ediyor. Büyük İskender bu şehrin yer alacağı bölgeyi çok dikkatli bir şekilde seçti. 

Nil deltasına inşa etmek yerine, buraya otuz kilometre uzaklıktaki bir alanı seçti. Böylece Nil nehri ile taşman çamur ve kum şehir limanını tıkamayacaktı. Şehrin güneyinde bataklıklı Mareotis Gölü vardı. Göl ve Nil nehri arasında bir kanal yapıldıktan sonra, şehrin iki limanı oldu: Biri Nil Nehri’ndeki trafik, diğeri ise Akdeniz ticareti için. Kısa süre sonra. M.Ö. 323 yılında İskender öldü ve şehir, Mısır’ın yeni hükümdarı Ptolemy tarafından tamamlandı. 

Ptolemy’nın hükümdarlığında şehir zenginleşti. Ancak, trafiği yoğun limana giren ticari gemileri yönlendirmesi için bir sembole ve bir mekanizmaya ihtiyacı vardı. Ptolemy. M.Ö. 290 yılında, Fenerin inşa edilmesini istedi. Yirmi küsur yıl sonra fenerin inşaatı tamamlandığında, İskenderiye Feneri dünyanın ilk feneri ve Büyük Piramitten sonra gelen ikinci en uzun yapıtı oldu. 

Fener, 115 ve 135 metre uzunluktaydı. Açık renkte taş bloklarından yapılan kule, üç bölümden oluşuyordu. Birbirinin üzerine oturtulmuş üç bölümden oluşan fenerin alt bölümü dikdörtgen şeklinde ve yaklaşık 55 metre yüksekliğindeydı. Orta bölüm, yukarıya doğru giden rampası olan bir silindir şeklindeydi. Yaklaşık 27 metre yüksekliğindeydi. Üst bölüm ise silindir şeklindeydi. Zirvede, gün içinde gun ışığını yansıtan bir ayna yerleştirilmişti; geceleri ıse ateş. İskenderiye Feneri’nin gizemli yönü olanünlü "Ayna" bilimcileri daha çok ilgilendirmektedir. Kaynaklarda. Fenerin ışığnı yansıtan aynanın 56 kilometre (35 deniz mili) uzaklıktan görüldüğünü yazmaktadır. Fenerin mimarı. Knidos'lu Sostrates'ti. Eseriyle gurur duyan Sostrates, yapıya ismim yazmak istedi. Ancak babasından sonra Mısır'ın hükümdarı olan II. Ptolemy bu ricayı geri çevirdi ve sadece kendi isminin yazılmasını emretti. Zeki bir olan Sostrates. oyma ile binanın üzerine, “Tüm Denizciler Adına Knidos'lu Dexiphanes'in Oğlu Sostrates'ten Tanrılara İthafen” yazdırdı, sonra da üzerini bir sıva ile kapatıp sıvanın üzerine Ptolemy'nin adım yazdırdı. Yıllar geçtikçe sıvı döküldü ve .Sostrates'in adı kaldı. 
 İskenderiye Feneri nde gece ateş, gündüz ayna sistemi



Fener, Pharos adası üzerine inşa edilmişti ve kısa sürede fenerin adı “Pharos’ ile öyle özdeşleşti ki “Pharos” sözcüğü. Fransızca. İtalyanca, İspanyolca ve Romanca dillerinde "deniz feneri” anlamında kullanılmaya başlandı. Deniz feneri bolca turist çekti. Birinci katın üzerindeki gözlem alanında, ziyaretçilere yemek satılıyordu. Sekiz kenarlı kulenin en üstünde, daha da yukarı tırmanmak isteyenler için harikabir manzara sunan küçük bir balkon vardı. Bura- daki manzaranın olağanüstü olduğu tahmin ediliyor, çünkü deniz seviyesinden 90 metre yüksekteydi. O zamanlar bir insanın böyle bir manzaraya bakabilmesi için çıkabileceği birkaç yapı vardı. Ancak yine, diğer pek çok antik yapıda olduğu gibi, İskenderiye Feneri’nin de depremlerin kurbanı olduğu yönünde araştırmalar var. 1.500 yıl kadar ayakta kaldığı, ancak M.S. 365 ve 1303 yıllarındaki sarsıntılarla hasar görüp 1326 yılında tamamen yıkıldığı ve denizin dibine çöktüğü biliniyor. 
"Dünyanın Penceresi’ Kültür Parkı ndaki 
İskenderiye Feneri modeli, Çin, Changsha


1994 yılında yapılan çalışmada, İskenderiye’nin doğu limanında deniz fenerinin kalıntılarına rastlandı. Hatta dalgıçların, gemi direklerini bağladıkları bazı taş yığınlarının, İskenderiye Feneri’ne ait olduğu saptandı. Uydu aracılığıyla daha pek çok parça tespit edildi. Nova adlı bir program, İskenderiye Feneri’nin sualtı keşfiyle kronolojisini çıkardı. Günümüzde bölgeye gidip dalmak ve kalıntıları görmek mümkün. (http://www. pbs.org/wgbh/nova/sunken/)



1 yorum:

  1. Adsız10:00 ÖS

    Başarılı İnsanlar kentleri yaratır konusuyla alakalı güzel bilgiler edindim teşekkürler

    YanıtlaSil

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.