Header Ads

DÜNYANIN YEDİ HARİKASI" HALİKARNAS MOZELESİ"


DÜNYANIN YEDİ HARIKASINDAN BİRİ OLAN HALİKARNAS MOZELESİ, BİR KRALIN İSMİ DAHA SONRA BU ANITLA BİRLİKTE KENDİSİNDEN BİNLERCE YIL SONRA BİLE DİLLERDE YAŞACAĞINI BİLİR MİYDİ? BİR KRALA ADANAN ANIT ONUN ADI İLE BÜTÜN DÜNYADA BİLİNİYOR.
Halikarnas Mozolesi ya da diğer adıyla Mausoleion, Kral Mausolus’un anısına ve yine krala mezar olarak inşa edildi. Kral Mausolus, kendi kız kardeşi Artemisia ile evliydi. O dönemde hanedanlık bölünmesin diye aile içi evlilik yaygındı. Kral öldüğünde, Artemisia bu yapıtın, Kral’ın anısına yapılmasını istedi ve yapı daha sonra Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri oldu.  
Mausolus, halktan biri olmasına rağmen Yunanca konuşurdu ve bu kültüre merak duyardı. Mozole de, kolonlarıyla Yunan mimarisini, piramit şeklindeki çatısıyla da Mısır mimarisini birleştirmektedir.



Mausolus, Hecatomnus un oğluydu. Hecatomnus, Asya'nın Akdeniz kıyısını, küçük bir krallık ile yönetiyordu. Hanedanlığı sırasında jf diğer pek çok bölgeyi de topraklarına dahil etti, Hecatomnus’un ölümünden sonra. Mausolus da toprakları genişletmeyi sürdürdü. Mausolus. 24 yıl boyunca, başkenti Halikarnas olan bu krallığı , yönetti. Mausolus, yeni bir başkent kurmaya karar ; verdi. Bu şehrin, hem son derece görkemli olmasını, hem de işgal edilemeyecek kadar güvenli olmasını istiyordu. Başkent olarak Halikarnas’ı seçti. Mausolus, gemileri küçük bir kanalı kapatabilirse, düşmanların savaş gemilerini şehirden uzak tutabileceğini düşündü. Halikamas’ı, savaşçı bir prense yakışır bir başkent olarak kurmaya başladı, işçileri, şehrin limanım derinleştirdi ve kanalın önünde ko- ruyucu dalgakıranlar oluşturması için yığınla kum döktüler. Karada ise sokak ve meydanlar yapıldı. Sıradan vatandaşların oturabileceği evler inşa edildi. Limanın bir yanına, Mausolus için hem açık denizi hem de diğer yandan kentin içini düşmanların saldırabileceği noktaları görebileceği büyük korunaklı bir saray yapıldı. Bir yandan da şehre duvarlar ve izleme kuleleri yapıldı. Yunan tarzında bir tiyatro ve Yunan savaş tanrısı Ares’e atfedilen bir tapınak inşa edildi. Artemisia ve Mausolus, şehri güzelleştirmek ve korunaklı hale getirmek için tonlarca para harcadı. Heykeller, tapınaklar ve binalar, parlak mermerle kaplandı. Artemisia şehrin içine, öldükten sonra kendisi ve kocası için huzurlu bir yer yaptırmak istedi. Bu, onların ne kadar varlıklı olduğunu ilelebet gösterecek bir mezar olacaktı. M.S. 353 yılında Mausolus öldü. Eşi Artemisia, ettirmeye karar verdi. Bu mezar öyle bir meşhur oldu ki hala günümüzdeki dünyadaki tüm büyük mezarlar Mausolus’un adı ile anılır (Mozole). 38 metre boyutlarındaki mozole, bir kenarı 242.5 kısa kenarı 105 metre 32 metreye zamanlar uzun olan geniş bir alanın kuzeydoğu köşesinde yükselmekteydi. Tarihçilerin araştırmalarına gore, mozole dört bölümden oluşmaktaydı. En altta yüksek bir kaide (podyum), onun üzerinde kenarlarında on bir, kısa kenarlarında dokuz olmak üzere 36 ion sütunlu tapınak şeklinde bir bölüm vardı. Onun üze- rinde 24 basamaklı piramit şekilli bir çatı, tepesinde zaferi simgeleyen dört atlı bir savaş arabası ve arabanın içinde de 

KRAL MAUSOLOS HEYKELİ
Kral Mausolus ve karısının heykelleri yer almaktaydı. Anıtın yüksekliği ko- nusunda Latin tarihçi Plynus bilgi vermektedir. Latinlerin dünyanın yedi harikasından biri olarak gördüğü mozolenin yüksekliği 180 ion ayağıdır. Bu da yaklaşık 55 metredir. Antik yazarlar yapının mimarının Pytheos olduğunu kaydetmektedir. Bunun dı- şında Satyros'un adı da geçmektedir. Vitruvius, M.Ö. 4. yüzyılın en önemli dört heykeltıraşının bu yapıda çalıştığını kaydetmiştir. Artemisia. mozolenin yapımı için hiçbir masraftan kaçınmadı. Yunanistan'a, dönemin en yetenekli sanatçılarını bulmak için haberciler gönderdi. Bunların arasında. Efes’teki Artemis Tapınağı’nın inşaatında görev alan Scopas da vardı. Mozolenin inşaatında. Leochares, Bryaxis. Scopas, Timo- theus gibi pek çok yetenekli sanatçı çalıştı. Doğuda Skopas, batıda Leokhares, kuzeyde Bryaksis, güneyde Timotheos görev aldı. Dört atlı arabayı Mimar Pytheos’un yaptığı söylenmektedir.

Mozolenin yapımından kısa süre sonra. Artemisia sıkıntıya girdi. Ege denizinde. Yunanistan ile Küçük Asya arasında kalan bir ada olan Rodos, daha önce Mausolus tarafından fethedilmişti. Rodoslular, Kral'ın olduğunu duyunca ayaklandılar ve Halikarnas şehrini ele geçirmek için gemiler gönderdiler. Rodoslulann ayaklandığını duyan Artemisia, kendi gemilerini şehir limanının doğu yakasında gizli bir bölgeye sakladı. Gemiler Rodos tan çıktıklarında, Artemisia gemilere saldırdı ve hepsini kontrol altına aldı. Artemisia kendi askerlerini işgalci gemilere yerleşimi, ve onları tekrar Rodos’a döndürdü. Gen donen gemıle , kendi ordusu olduğuna ve isyanın bastırıldığına inanan Ar- temisia, şehri savunmayı bıraktı ve Halikarnas isyancıların eline geçti.

Mausolus’un ölümünün ardından. Artesimia sadece iki yıl daha yaşadı. Her ikisinin de külleri, henüz inşaatı bitmemiş mozoleye yerleştirildi. Mozole, yüzyıllarca şehre tepeden baktı. Şehir. M Ö. 334 yılında Büyük İskender tarafından fethedildiğinde ve M.Ö. 62 ve 58 yıllarında korsanların saldırısına uğradığında, mozole hiçbir zarar görmedi. 17 yüzyıl boyunca, şehrin kalıntıların yanında dimdik ayakta kaldı. Anıtı son ayakta görenlerden biri. M.S. 12. yüzyılda yaşamış Piskopos Eustathios tur. Bu anıtın 1500 yıl ayakta kaldığını göstermektedir. Bu tarihten sonra anıtın bir deprem sonucu yıkıldığı sanılmaktadır. M.S. 1402 yılında, şehir St. Jean şövalyeleri tarafından işgal edildiğinde, mo- zolenin sadece temeli kalmıştı. On üçüncü yüzyıldan sonra şehri işgal eden Haçlılar, taşlan kendi yapılannı inşa etmek için kullandılar. 1522 yılında bir Türk işgali sonucunda. Haçlılar Halikarnas’taki kaleyi güçlendirdiler ve kalan taşlar da burada kullanıldı. 1846 yılında, British Museum, arkeolog Charles Thomas Newton'ı, Mozole'nin kalıntılarını bulması için görevlendirdi. New- ton mozolenin yerini bilmediğinden. Plynus gibi yazarların araştırmalarını inceledi ve mozolenin ortalama olçulennı ve yennı tespit etti. Bölgede yaptığı kazılarda, önce mezarın etrafında tüneller kazdı. Sonra bazı duvarları, bir merdiveni ve sonunda temelin üç duvarını tespit etti. Kazı çalışmalarının sonucunda, Mauso- lus ve Artemisia’nın, mozolenin zirvesine yapılan heykellerine ulaştı. Kazı sırasında bulduğu kabartmaları, Mau- solos ve Artemisia’nın heykellerini, dört atlı arabanın parçalarını British Museum’a götürdü. Daha önce Lord Stratford Canning (Türkiye’de bulu- nan İngiltere Büyükelçisi), 1846 yılında Padişah Abdülmecit’ten aldığı izinle, Bodrum Kalesi’nin duvarlarında görülen Mozole kabartmalarını da Londra'ya götürdü. Bugün yarı kapalı sergi salonunda, geçen yüzyıl buradan götürülen kabartmaların ne yazık ki alçı kopyaları sergılenmektedir.
Kaynak:  Antik Dünyanın Yedi Harikası - Peter A. Clayton & Martin, Homer Kitabevi, 1999. 
Seven Wonders of the Ancient World - Michael Woods, Mary B. Woods, Twenty- First Century Books, 2008.

Düşünmek Ve Paylaşmak Dileğiyle...

Hiç yorum yok

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.