Header Ads

YETİŞKİN AKNESİ



ROSACEA - Gül Hastalığı - Rosa Hastalığı

Yetişkin aknesi olarak da adlandırılan rosacea, nedeni bilinmeyen, yüzde görülen bazen gözleri de etkileyebilen kronik inflamatuar bir cilt hastalığıdır. Ciltte bozukluk, kırmızıya dönük renk değişikliği, sivilceye benzer yapılar ve ileri evrelerde kalınlaşmış deri ile karakterizedir. Daha çok yüzü etkilemekle birlikte nadir olarak göğüs bölgesinde, sırtta ve saçlı deride de görülebilmektedir. Rosacea sıklıkla menopoz dönemindeki kadınlarda görülmekle birlikte her iki cinsi de etkiler. Genellikle beyaz tenlilerde görülen rosacea semptomlara bağlı olarak vasküler rosacea, inflamtuar rosacea, rinofima şekilde sınıflandırılmıştır. Rosaceanın başlangıç evresinde alın, yanaklar ve çeneyi de içerebilen geçici kızarıklık görülür. Yüze uygulanan kozmetik ürünler ya da kremler nedeniyle oluşan kızarıklığa yanma da eşlik edebilir. Bazen tüm bu belirtilerin yanı sıra bu bölgelerde hafif şişlik de gözlenir. Fakat rosaceanın bir alt türü olan vasküler rosaceada kızarıklık geçici değildir. Cilt altındaki kılcal damarların genişlemesiyle ciltte kırmızı küçük çizgiler görülür. Kişi yüzünde şişme ve yanma hissedebilir. Diğer bir çeşidi olan inflamatuar rosaceade yüzde kalıcı hafif pembemsi bir kızarıklık , papül ve püstüller görülür. Vasküler rosaceada da görülen göz inflamasyonu ve hassasiyeti bunda da görülebilir. Tedavi edilmediği takdirde ilerleyen evrelerde ciltte kırmızı, yoğun inflamasyonlu ve ağrılı noduller oluşabilir ve gözdeki etkileri daha da belirginleşir.


Sıklıkla erkeklerde görülen ve alt türlerinden biri olan rinofima ; burun üzerinde cilt altındaki sebum üreten yağ bezlerinin genişlemesinden kaynaklı yumrulu, kızarmış ve şiş (genişlemiş) görüntü ile karakterizedir. Ayrıca rosacea görülen alanlarda ciltte kalınlaşma da başlamıştır.


Gözler Rosaceadan Nasıl Etkilenir 
Rosacea görülen hastaların %50 sinde cilt problemlerine ek olarak gözde kızarıklık , kuruluk, kaşıntı, yanma, sulanma, gözde kum varmış hissi gibi rahatsız edici semptomlar görülür. Göz kapakları şişmiş ve inflamasyonlu olabilir. Bazı hastalarda ışığa hassasiyet ve bulanık görme kaydedilmiştir. 
Rozaseaya Ne Neden Olur Nedeni tam olarak açıklanamamakla birlikte bazı araştırmacılar genetik olduğunu bazıları ise kan damarlarının çok kolay dilate olmasına bağlı gelişen bir bozukluk olduğunu düşünmektedir. Nedeni bilinmese de ; ısı (sıcak banyo dahil), ağır egzersiz, güneş ışığı, rüzgar, soğuk havalar, sıcak, baharatlı yiyecek ve içecekler, alkol tüketimi, menopoz, duygusal stres ve yüz bölgesine topikal steroidlerin uzun süreli kullanımının hastalığı şiddetlendirdiği bilinmektedir. 

Tedavi Rozasea dermatologlar tarafından kontrol altına alınabilmektedir.
Tedavinin ana hedefi mevcut durumun ilerlemesini engellemek ve hastanın cilt görünümünü düzeltmektir. Kişinin cildindeki düzelmeyi fark etmesi haftalar ya da aylar sürebilir. Bazı dermatologlar hasarlı bölgelere direk uygulanan metranidazol içeren ilaçları tercih edebilirler. Topikal uygulamamnın yetersiz kalacağını düşündükleri durumlarda oral alınan antibiyotiklerle tedaviyi destekleyebilirler. Tetrasıklin , minosiklin, eritromisin, doksisiklin rosacea tedavisinde sıklıkla reçetelenen antibiyotiklerdir. Papül ve püstüller tedaviye hızlı cevap vermesine rağmen kızarıklıklar ve yanma için sonuç daha geç alınır. Rosaceaya bağlı göz problemleri de genellikle tetrasiklin ve doksisiklin ile tedavi edilir. Gözlerinde infeksiyon gelişen hastaların göz hijyenine dikkat etmeleri önemlidir. Gözleri seyreltilmiş bebek şampuanıyla yıkamak, makyajı uygun temizleyicilerle çıkarmak ve gün içinde sık sık ılık suyla kompres yapmak önerilir. Eğer gözlerde infeksiyon sık tekrarlar ise doktorlar steroid içeren göz damlaları reçete edeceklerdir. Rinofima gelişmiş yada ciltte genişlemiş kan damarları kaynaklı kırmızı çizgiler oluşmuş ise oral tetrasiklin veya izotretinoin sebasöz bezlerindeki hiperplazinin belirgin olduğu ödematöz erken evrede kullanılabilir. Geri döndürülemeyen fibrotik değişimler kriyoşirurji, deri kazıma ve elektroşirurji gibi dermaşirurji prosedürleri gerektirebilir. Lazer tedavisi uygulanmış bazı hastalarda tedavi sonrası iz kalabilmektedir. Rinofima olan hastalarda büyümüş dokunun cerrahi olarak çıkartılmasıyla cilt görünümü düzeltilebilmektedir.


American Academy of Dermatology (AAD) Website: http://www.aad.org/National Rosacea Society Website: http://www.rosacea.org/ NIAMS gratefully acknowledges the assistance of Mark Dahl, M.D., Mayo Clinic, Scottsdale, AZ; Sam Huff, National Rosacea Society, Barrington, IL; Robert Katz, M.D., Rockville, MD; M. Carol McNeely, M.D., University Dermatology Associates, Washington, DC; Larry Miller, M.D., Chevy Chase, MD; Alan Moshell, M.D., NIAMS, NIH; and Gary Peck, M.D., Washington Hospital Center, Washington, DC, in the review of this booklet.

Burada yazılanlar bilgilendirme amaçlıdır, doktorunuza danışmadan uygulamaları kendiniz yapmayınız.

Hiç yorum yok

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.