Header Ads

Düzülen Ne Zaman Zevk Almaktan Vazgeçecek?

Her seçimden sonra yenilgi ile çıktıktan sonra bir söylem var. Yeni bir parti kurmak lazım. Türkiye'de 2016 Mayıs ayına göre 96 tane parti var. Hala ve hala yeni bir parti kurulmasından bahsedebiliyoruz. 


Bölünmek sadece iktidarlara fayda sağlar

Geçenlerde bir eski bir haber okumuştum."Ecevit düzeni değiştireceğiz" diye miting alanında konuşurken vatandaşın biri"Düzen halinden memnun, düzüleni ne zaman değiştireceksiniz" diye haykırmış. Partilerin zihniyetinden çok seçmenlerin zihniyeti değişmediği sürece istediğimiz kadar parti açalım.
Seçmenin düşüncesi değişmediği sürece değişim olmaz.



Referandum sonrası sohbetlerimizden birinde "Bulunduğumuz bölgeye bir otobüs dolusu Adalet ve Kalkınma Parti'li kişiler geldi. Evet çalışmasını ev ev yaptılar. Cumhuriyet Halk Partisin'den kimse gelmedi" konuşmadan önce Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olduğunu belirtmişti. Yanımızda bulunan arkadaşımız"Abi sen aynaya hiç bakmıyorsun herhalde" dedi. Bu konuşma aslında her seçimden sonra karşılaştığımız bir konuydu. Cumhuriyet Halk Partisi çalışmadı. Bu söylemleri yapanlar ise üzülerek yazıyorum ki geneli ya parti üyesi ya da konuşmalarında Atatürkçü, Demokratik Laik veya sosyal demokrat olduğunu söyleyen kişiler. 
Parti üyeliğinin anlamını bilmediğimiz ortaya çıktı. Eğer bir partiye üye değilseniz ve onun hakkında olumlu düşüncelere sahipseniz siz sempatizan olursunuz. Parti adına kişisel bir çalışma yapmak zorunda değilsinizdir. Siyasi parti üyesi iseniz artık partizan olmuşsunuzdur. Parti adına kişisel çalışmalar yapmak zorundasınızdır. Parti çünkü size üyeliğinizi onayladığı için siz artık o parti adına bulunduğunuz her yerde konuşma ve parti tüzüğü kuralları içinde her türlü eylemi yapabilirsiniz. Bulunduğunuz her yerde haliyle üye olduğunuz partide orada demektir.

Partizan Allah'ı bile korumak zorunda


Tavsiye yazı : Halk Ucuz Sever...



Yüksek seçim kurulu hile yapmak ile suçlanıyor. bu suçlamalar her seçim öncesi ve sonrası yapıldı. Kurumlar hile yapmaz, kurumların başındakiler ya da içindekiler hile yapar. Kurumlara suç atmak ancak ve ancak yine hile yapanların işine yarar. Kurumun içinde hile yapmayanlar hatta hileden dolaysız olarak haberi olmayanlar bu durumdan sorumlu tutulamazlar. Ne zaman sorumlu tutabiliriz? Hilenin yapıldığını anladıkları zaman susuyorlar ve kendi maaşları için endişe duyuyorlarsa o zaman onlarda suçlanır. Bu yüzden kurumun tamamını suçlamak yerine kurumun içinde hile yapıldığını sonradan anlayan ama ses çıkarmaya cesareti olmayanları cesaretlendirmek kurumu daha güçlü hale getirip hile yapanları ortaya çıkarmaya yarar.
Bu sorun YSK'nın çalışanlarına ait artık.

1 yorum:

  1. deniz barış10:14 ÖÖ

    taraftar bile haksız penaltıyla maç kazanınca sevinemezken. bu neyin sevinci. adaleti anlayaman adam bana islamı anladığından bahsediyor.

    YanıtlaSil

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.