Header Ads

Valide taşlığı, Ocaklı sofa


Bugün Haremi Hümayunda -Valide Taşlığındayız, zemini taş döşemeli, üstü açık,otuz adım boyunda, yirmi altı adım eninde bir taşlıktır.  Cariyeler dairesi. Valide Sultan dâiresi,Ocaklı Sofa, Baş Haseki (Baş Kadın) dairesi ve Altın Yol ile çevrilmiştir. Bu dairelerin taşlığa bakan duvarları hemen serâpâ pek nefis çinilerle müzeyyendir ve geniş saçakları taşlığın üzerine doğru uzanmıştır. Cariyeler dairesiyle Valide Sultan dâiresinin önünde mermer sütunlar, ve bu sütunlar arasına atılmış zarif kemerler vardır. Manzara romantik ve pitoreskdir. Cariyeler dâiresi önünde,onyedinci yüzyılda Dördüncü Sultan Mehmed devrinde yapılmış büyük bir mermer çeşme, Valide taşlığına ayrıca bir şirinlik verir.
•Ocaklı Sofa'nın Valide Taşlığına açılan kapısı,"Taht Kapısı"adını taşır. Yanında bir binek taşı vardır. Osmanlı Padişahları tahta çıktığı zaman,Padişahlık kılıcını Eyyub Sultan Camiinde yapılan büyük bir dini merasimle kuşanırlardı. Hükümdar Eyyuba gidip gelirken, resmi ıstılahda"Taklidi Seyf Alayı", denilirdi. Padişah kılıcına büyük bir alay tertib edilirdi ki. buna halk ağzında "Kılıç Alayı"giderken sarayın "Şal Kapı" sından çıkardı. Atını Valide Taşlığında Taht Kapısı yanındaki binek taşına çekerler, böylece haremden çıkıp Valide Taşlığında ata binen Padişah. Karaağalar Taşlığından Zülüflü Baltacılar koğuşu duvarının arkasındaki uzun yoldan at ile seçerek  Şal Kapısına varırdı. Taht Kaputundan Şal Kapısına  kadar da atının ayaklan altına kıymetli şallar serilirdi.
Gazaya giderlerken de Taht Kapısı önünden ata binerlerdi,üstünde zırhı, başında miğferi bir cengaver kıyafeti ile zevcelerine. evlatlarına burada veda ederdi ve eğer hayatta ise, anası Valide Sultanla da burada vedalaşırdı.Taht Kapısını taşlık yüzünün üstünde .Kelime-i-Şahadet, iç yüzünün üstünde de •Şefaat ya Resulullah, şefaat ya Habibullah" yazılıdır.
OCAKLI SOFA:
Valide Taşlığına açılan kapısı .Taht Kapısı adını taşıyan bu sofa. ismini, kapısından girince hemen karşıya rastlayan, yaşmağı altın yaldızlı tunçtan yapılmış gayet güzel ocağından almıştır. Ocaklı Sofa. haremde pek kıymetli eserlerin inşa edildiği Dördüncü Sultan -Mehmed devri yapılarındandır. Ocak, evvelce ziyaret etliğimiz Bağdat Kasrı'ndaki ocağın eşidir, aynı kıymette bir sanat şaheseridir.
Ocaklı Sofanın üstü bir kubbe ve kısmen de düz tavanla örtülmüştür. Altlı üstlü çifte pencereleri, o devir sanatının en güzel eserlerindendir. Kapı ve dolap kanatları da ceviz tahta üzerine hendesi şekillerle Türk sedef ve bağa kakmacılığının nefislerindendir. Duvarları en güzel çinilerle süslenmiştir.
Kaynak: Milliyet Gazetesi,Günün Işığında Tarih "Topkapu Sarayında Yüz Gün :109" Reşad Ekrem Koçu 23.05.1955, Milliyet, Sayfa

Hiç yorum yok

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.