Header Ads

Diş Sağlığı Bakımı ve Önemi

Diş bakımı güzel bir gülüşe, güzel bir gülüş ise sağlık demektir. Dişlerimizin sağlığı gülmemizi bile etkilemektedir.

PIRIL PIRIL DİŞLER SADECE ESTETİK DEĞİL, AYNI ZAMANDA SAĞLIK BELİRTİSİ. DÜZENLİ FIRÇALAMA VE GÜNLÜK DİŞ İPİ KULLANIMI, SAĞLIKLI BİR BESLENMEYLE BİRLİKTE DİŞLERİMİZİ UZUN SÜRE KORUMANIN FORMÜLÜ 

Kalp sağlığınıza çok önem veriyorsunuz. Düzenli olarak spor yapıyor, yediklerinize dikkat ediyor, sağlıklı besleniyorsunuz. Peki bu özen sizi kalp hastalıklarından koruyacak mı? Cevap, ne yazık ki 'hayır'. Hiç beklemediğiniz bir şekilde, adeta sırtınızdan hançerlenebilirsiniz. Çünkü ağız ve diş sağlığınızdaki bir aksaklık, başlı başına kalp ve damar sağlığınızı etkileyebilir.
'Ağız ve diş sağlığıyla ilgili sorunlar ülkemizdeki en önemli halk sağlığı sorunları arasında. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ağız, diş ve diş eti hastalıkları nüfusun yüzde 96'sını etkiliyor. Bugüne kadar yapılan ağız ve diş sağlığı taramalarında ortaya çıkan sonuç-, ağız ve diş sağlığının yüzde 85 oranında bozuk, hastalıklarının yaygın olduğu ve ülke ekonomisine zararının yüksek rakamlara ulaştığı yolunda. Bakanlığın 1987-88 yılları arasında yaptığı araştırmaya göre ülkemizde sabit proteze başlama yaşı 18-20, total proteze başlama yaşı ise 25. ■ Bu duruma, ağız ve diş sağlığı konusunda yeterince bilinç oluşturulamaması yol açıyor. Bakanlık, boyutları günden güne büyüyen soruna verdiği önem çerçevesinde ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin tüm ülke geneline yayılmasını hedefliyor. Biz de 22-27 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası nedeniyle Sağlık Bakanlığı 75. Yıl Ankara Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nce hazırlanan bilgilerden bir derleme aktarıyoruz.

DİŞ ETLERİM SAĞLIKLI MI? 

Ağızda sürekli kötü bir koku varsa-, diş etleri fırçalama sırasında kanıyorsa-, kırmızı, şiş, hassassa ve dişlerden kolaylıkla ayrılabiliyorsa-, dişler ve diş etleri arasında iltihabi akıntı varsa-, dişler sallanıyor veya giderek birbirinden uzaklaşı-yorsa-, ısırırken alt ve üst dişler yer değiştiriyorsa-, eski protezler kullanılamıyorsa dikkat! Bir diş eti sorununuz var. Ama hiç belirti vermeden ileri safhalara ulaşan diş hastalıkları da mevcut. Böyle bir ihtimali de dikkate alarak düzenli aralıklarla diş hekimine gitmek gerekiyor. Her zaman olduğu gibi erken teşhis, kolay tedavi demek. Sağlıklı diş etleri ise gül kurusu pembe renkte, kanamasız, alttaki dokulara sıkıca yapışık, yüzeyleri pürtüklüdür. Yetersiz ağız bakımı bu yapının bozulmasına, diş eti hastalığına neden oluyor. Diş eti ve dişleri destekleyen diğer dokuların iltihaplanması sonucu gelişen diş eti hastalıkları, diş kaybının en önemli nedenlerinden. Peki diş eti hastalığı nasıl ortaya çıkıyor? En önemli nedeni, 'bakteriyel diş plağı' denilen, dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz tabaka. Plak, diş taşı veya tartar olarak bilinen düzensiz yüzeyli bir yapıya dönüşüyor, hastalık ilerledikçe bakterilerin kemiğe kadar ilerlemesiyle birlikte dişi destekleyen kemikte yıkım oluşuyor. Tedavi edilmezse diş sallanmaya başlıyor. Oysa günlük fırçalama ve diş ipliği kullanımı dişleri bu plaktan arındırabiliyor. Diş eti hastalığını önlemenin en önemli ve en temel yolu, diş fırçalama ve diş ipi kullanımına gösterilen özen. Ayrıca diş hekiminin uygun gördüğü aralıklarla kontrole gidilerek ağız bakımının yeterli olup olmadığı kontrol edilmeli ve oluşan diş taşları temizlenmeli. Daha ilerlemiş vakalar cerrahi tedaviyi gerektirebilir. Diş taşı temizliğiyle ulaşılamayan derin bölgelerdeki eklentiler ve iltihabi dokular temizlenerek dişetine yeni bir form verilir. 



DİŞ ÇÜRÜĞÜ ÖNLENEBİLİR Mİ? 

Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturuyor. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu eriterek dişin dış tabakası denilen minenin bozulmasına ve sonuçta da dişte oyulmalarla seyreden çürüğe neden oluyor. Çürük, karbonhidratlı ve şekerli yiyeceklerin sık tüketilmesi, kullanılan suyun florür oranının çok düşük olması, genetik faktörler ve tükürük akışının azlığı nedenleriyle oluşuyor. Diş çürüklerine mahkûm muyuz? Elbette önlem alabiliriz. Çürüğün önlenmesinde en etkin yol, kahvaltıdan sonra ve yatmadan önce dişlerin fırçalanması ve her gün diş ipliğinin düzenli kullanılması. Yiyecek artıkları en çok dişlerin çiğneme yüzeylerindeki girintilerde ve dişlerin birbirine değdiği ara yüzeylerde biriktiği için, küçük başlı diş fırçaları seçilmeli. Dişlerin iç, dış ve çiğneyici yüzeyleriyle dilin üstü fırçalanmalı ve ara yüzeylerde diş ipliği kullanılmalı. Fırçalar, orta derecede sert ya da yumuşak kıllı olmalı ve aşındıkça değiştirilmeli. Diş macunu, çürüğü önleyebilen bir madde olan florür içermeli. Şekerli yiyecekler ana öğünlerde tüketilmeli, yemek aralarında bir şey yenmemen. Düzenli olarak diş hekimine gidilmeli. Ayrıca sıcak ve soğuğa duyarlı dişler ya da ağrılı dişlerde veya tebeşirimsi renkte olan başlangıç çürüklerinde, kahverengi renklenmeler ve oyuklar gibi durumlarda vakit geçirilmeden hekime başvurulmalı. 

Ürkütücü bir çare: Kanal tedavisi

Ağızdaki çürük dişler uzun süre tedavi edilmeksizin ihmal edilirse çürük ilerler, şikâyet artar. Uykudan uyandıracak denli ağrıyan dişlere kanal tedavisi gerekir. Bu tedavide dişe canlılığını veren ve beslenmesini sağlayan diş özünün çürümesi veya travma nedeniyle hasar görmesi, dişin geri dönüşsüz olarak canlılığını kaybetmesine ve ağrılara yol açar. Böyle durumlarda diş özünün dişin içinde bulunduğu kanaldan dışarı çıkarılıp kanalın dezenfeksiyonunun sağlanarak bu kanalın doku dostu ve dişin uzun süre ağızda sorunsuz kalabilmesini sağlayacak maddelerle doldurulması gerekir.

Kaynak: Kiler magazin dergisi Kasım 2011 S:58-60


Hiç yorum yok

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.