Header Ads

TÜRKİYE'DE BİLGİSAYARIN TARİHİ,COMPUTER'DEN BİLGİSAYARA'NIN HİKAYESİ




 Bilgisayarın tarihi ile ilgili eski yazıları araştırmaya başladık, ilk bilgisayar ne zaman kullanıldı, bütün dünya computer derken biz bilgisayar sözcüğünü nasıl bulduk, kim buldu Türkiye'de ilk bilgisayar kullanımı ne zamandı gibi yazıları arşivlerden çıkarmaya çalıştık.

TÜRKİYE'DE İLK BİLGİSYAR KULLANIMI

Neyse konuyu uzatmayalım, bu araştırma içine girince bizim ülkemize ilk bilgisayar benzeri aletin 1960 yılında TCK( Türkiye Cumhuriyeti Karayolları) tarafından IBM-650 adlı bir veri işleme makinesi olduğunu öğrendik.



Onun arkasına İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Devlet İstatistik Enstitüsine gelmiş.

Dünya da ilk bilgisayar kullanımı 1941 yılı olarak alırsak yaklaşık 20 yıl sonra biz kullanmaya başlamışız.

 Ülkemiz o dönemlerde zor koşullarda ama kimse neden akıl edipte yav arkadaş bu nedir bizde bu işle ilgilensek dememiş ve hala farkındaysanız bir sürü yenilik var ama bizler yıllar sonra yapıyoruz.

Bunun sanırız zamanında kullanılmış olan şu düşünce ile alakası var " Abi adamlar Ayı zaten keşfettiler biz niye tekrar gidelim" evet adamlar aya gitmiş olabilir ama sen aya gitmeye çalışmaz isen Mars'a da gidemezsin Jüpitere'de bak adamlar dolanıyor uzayda kendi arazileri gibi.

Neyse gazetelerde çıkan haberleri bulmaya çalıştık ve elimize 1961 yılına ait bir köşe yazısı çıktı tabii ki hemen sizlerle paylaşıyoruz.

Burada computer olarak ele alınan bilgisayar öyle yetenekli ki sanırsınız bugünün çok çekirdekli bilgisayarları bile daha az becerikli, seçimlerin sonucunu bile tahmin ediyor.

En çok ilgimizi çeken olay ise "perceptron" adlı makine oldu ve köşe yazarımıza göre bu perceptron tam bir yapay beyin çünkü görebiliyor, işitebiliyor ve öğrenebiliyormuş. Biz de bunun üzerine bu perceptronu aratınca şu bilgilere ulaştık. YSA "Yapay Sinir Ağları" demekmiş bu arada...




Hızlı hesaplamaya yönelik ilk YSA çalışmaları 1950’li yıllarda başlamıştır. Basit nöron modellerine dayalı bir hesaplama modeli, 1950’lerde Frank Rosenblatt tarafından önerilmiş ve ardından perceptron diye bilinen tek katmanlı ilk YSA modeli  ortaya çıkmıştır. 1960’lı yıllarda Widrow ve Hoff, bu basit nöron modellerini kullanarak öğrenebilen ilk adaptif sistemler üzerinde çalışmış ve delta kuralı diye bilinen; gerçek çıkış ile istenen çıkış arasındaki farka eşit bir hata terimi kullanarak bağ ağırlıklarının değiştirildiği bir öğrenme kuralını ortaya koymuşlardır.http://www.omereksi.com/?p=30
İşte bu bilgiler ışığında sanırım Dr Frank Rosenblatt yapay düşünen bilgisayarı icat etti ama daha sonra bu yukarıda ki bilgiye döndü yani makine değilde model diye de bizi kandırıyorlar. Aslında artık düşünen makineler var ama bize söylemiyorlar.


COMPUTER SÖZCÜĞÜ NASIL BİLGİSAYAR OLDU?


Computer kelimesini "bilgisayar" olarak dilimize yerleştiren ise Prof. Dr. Aydın Köksal'mış gazetelerden baktığımız kadarıyla 1970'e kadar bilgisayar kelimesi çok yaygın değilmiş yani 1960'ların sonlarına doğru bilgisayar olarak kullanmaya ve yaygınlaşmaya başlamış. İyi ki de bulunmuş. 1961 yılına ait köşe yazısına aşağıdan ulaşabilirsiniz.


İlginç bilgiler sizleri bekliyor...Borsada milyoner olan mı dersiniz,kuru temizleme fabrikasını kurtaran mı, seçimleri kimin kazanacağını söyleyenden tutun,sosis yapan computerler.



Amerikalılar halen birçok zor işlerini  düşünen makinelere yaptırıyorlar. •Computer, adı verilen bu makineler şimdi sırf laboratuarlarda ve ilim merkezlerinde değil, fakat fabrikalarda ve  büyük ticari firmalarda da kullanılıyor. Mesela Ohio'daki bir sosis fabrikası', bütün hesaplarını bu makineye yaptırıyor yaptırıyor. Hangi etten ne miktarda kullanılacağı. bunun kaça mal olacağı gibi işlemleri bu "robot beyin" hesaplıyor. 

5000 ADET computer 
Amerikada bu makinelerden 5000 adet faaliyettedir. Bunlardan bazısı bir yazı masası üzerine konabilecek ve 50.000 dolara satın alınabilecek kadar ufak ve ucuzdur Fakat 6 katlı bir binanın yüksekli- ğinde olanlar ve 7 milyon dolara satılanlar da mevcut St. Louis'de çamaşır yıkayan ve gömlek kolalayan bir fabrikada bu tip makine kullanılmaktadır. Bu makine hangi çamaşırın yıkandığını va hangi gömleğin kolalandığını, tam zamanında haber vermektedir.

Kuzey Karolina'da bir çiftlik sahibi, araziye neyi ekeceğini hangi tip hayvanı besliyeceğini ve bu işten ne kadar para kazanacağını "Computer" sayesinde öğrenmektedir. Düşünen makineler, bilhassa büyük banka ve sigorta şirketlerinde çok mühim işler görüyor. Keza feza istasyonları, radar ve roket savar üsleri Computer'ler kullanıyorlar. 

SEÇİMLERDE DE Amerikan seçimlerinde de son zamanlarda hangi partinin kazanacağını öğrenmek için bu makinelere baş vuruluyor. 1952 seçimler Cumhuriyetçilerin kazanacağını "computer" tahmin etmişti. Geçen sonbaharda yapılan Başkanlık seçimlerinde de bu makinelere başvuran Üç TV İstasyonu Kennedy'nin az farkla galibiyetini tahmin edebilmişti. • Düşünen makineler, bazan yüzlerce kişinin işini görebilmektedir. Fakat bu makinelerin başında da bir, bazan birkaç kişinin bulunması da şarttır. Bu kimselerin makineler üzerinde ihtisas yapmış olması da lâzımdır. Makineler yanlış şeklide kullanılırsa, alınan neticeler de pek tabii yanlış olur. Şimdi Amerikada bu makinelerden anlayan mütehassıslara büyük ihtiyaç vardır Bu kimselerin aldığı maaş da tabii oldukça dolgundur.

ALELADE DEĞİL 
Computerler alelade hesap makineleri değildir. Bu makinelere her türlü iş yaptırılabilir. Meselâ müzik besteleyen, kovboy romanları yazan, kataloglar yazan. körlere mahsus Braille kitapları hazırlayan, abstre resimler çizen •Computer makineleri, de mevcuttur «Computerden bilhassa tercüme işlerinde çok istifade edilmektedir. Geçenlerde Cornell üniversitesinde. Dr. Frank Rosenblatt tarafından «Perceptron* adı verilen bir makine imâl edilmiştir. Bu makinenin hususiyeti, görmesi, işitmesi ve kendi kendine etrafta olup bitenleri öğrenmesidir. "Perceptron" o kadar karışık bir makinedir ki. Dr Rosenblatt dahi bu makinenin nelere muktedir olabileceğini bilmiyor. "Hasılı"  «düşünen makineler» pratik  işler gören alelade makineler olmaktan çıkmakta ve tedricen insan beyninin yerini tutabilecek faaliyet de göstermeğe başlamaktadır. Kimbilir belki bir gün bu makinalar insanoğlunu da tamam ila alt ederler. 30.05.1961, Milliyet, Sayfa 4
Bilim ve Teknoloji ile ilgili yazılarımızı okumak isterseniz Bilim ve Teknoloji etiketli bağlantılarına tıklayabilirsiniz.

25 03 2013 08:59 güncelleme 11.02.2017 20:51

5 yorum:

  1. saolun güzel bir yazı olmuş. Yazılarınızda başarılar diliyorum. Zahmetli bir iştir insanlara faydalı yazılar yazmak ama türkiye de yazarsın lakın pek kıymeti olmaz ziyaretciler işini görür ve siten den çeker gider.

    YanıtlaSil
  2. Güzel yorumunuz için çok teşekkürler,düşüncelerinize katılıyorum ama bu zahmetli yolculuğun en güzel tarafı kıymet göstermeyenelerden çok kıymet verenlerde.
    Düşünmek ve Paylaşmak dileğiyle..

    YanıtlaSil
  3. Bloğunuzda ki paylaşım ve yorumların takipçisi olduk, bunun için sizlere teşekkür ederim. stor

    perde
    olarak paylaşımlarınızın devamını dileriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler yorumlar için...Yoğun ilginiz umarım devam eder.
      Düşünmek ve Paylaşmak Dileğiyle...

      Sil
  4. Adsız1:09 ÖÖ

    Bu eski köşe yazısı çok iyiyimiş, insan mesafe ve zamanın farkına varıyor.

    YanıtlaSil

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.