Header Ads

HEPİMİZ SUÇSUZUZ...



Evet bahanemizi bulduk işte, bizim yaptığımız ve yaşadığımız yanlışlar aslında bizim suçumuz değilmiş. Hadi rahatlayın, yaptığımız yanlışların sebeplerini ve azmettirenleri bulduk. Zaten biz bilyorduk ki suçun bizde olmadığını sadece bu konuda suçlayacak birilerini bulamıyorduk. 

Suçlarımızı başkasına atmak, yaşamamızın temel nedenlerin biri gibidir. Başımıza gelenlerin sorumlusu hiçbir zaman kendimiz olmadık. Bunun sorumluluğunu almak hep bizleri korkuttu, yalanlara yol aldırdı, dolanlarla işbirliği yaparak. Bizim bir suçumuz yok, bütün suç yalanlarla dolanların işbirliğinden kaynaklanıyordu. Yoksa biz bunları hakketmişmiydik ki, herkesin haklı olduğu dünyada bir biz miydik haksız olan.

Aslında derler ki çocuklar babalarıyla, annelerinin günahlarını yaşarmış, günah derken yani yanlışlarını, onların yaptığı herbir yanlış aslında çocuğunun başına gelecek olan bir yanlışa denk geliyormuş işin kötü tarafı ise bu yanlışlar dolaysız bir şekilde doğruları kötürüyormuş, 4 yanlışı yanına destek almadan, ama size güzel haberlerimde var onların yaptığı doğrular içinde aynı mantık geçerliymiş, yapılan doğrular ise yanlışa hiç dönmüyormuş, kendi içinde katlarına ayrılıp, üslü ifadelerle yaşamın değerini oluşturuyorlarmış. Her zaman kötü haberi sona saklarlar ya bende geleneği bozmayayım, en kötü haberi sona saklayayım ve söyleyeyim. En büyük yanılsama ve sonrasında gelen yanlışlar zincirinin sebebi ise, babalarımızın ve annelerimizin bizi yetiştirirken  doğruyu yaptıklarını ve yaptırdıklarını sanmalarıdır. İşte bu yanılsamanın  geri dönüşü yok gibi...(gibi kısmı iyimserliğimden...)
Suçluluk gelişmemiş beyinlerde en tehlikeli silahtır.

Evet bahanemizi bulduk işte, bizim yaptığımız ve yaşadığımız yanlışlar aslında bizim suçumuz değilmiş. Hadi rahatlayın, yaptığımız yanlışların sebeplerini ve azmettirenleri bulduk, zaten biz biliyorduk ki suçun bizde olmadığını sadece bu konuda suçlayacak birilerini bulamıyorduk. Halbuki ergenlikte sık sık demez miydik ya da sıkıştığımız anda ağzımızdan çıkıvermez miydi şu cümleler"sanki ben mi istedim dünyaya gelmek,birkaç dakikalık zevkinizden öte değil miyim ki, bana mı sordunuz kardeşim,dünyaya gelmek istiyor muyum diye...
BANA MI SORDUNUZ...
Bana mı sordunuz; milletvekilleri, maaşlarını kendi ihtiyaçlarına göre arttırırken ve bunlar olurken bana mı sordunuz, milletvekili adayı tanıdığınız diye oy verdirirken, ondan damlayanın size sıçrayacağını umut ederek ve medet umarak ya da açlığa kökten çözümler üretmek yerine seçimden seçime hatırlanmayı ve hatırlatılmayı, verilen yardımlara laf edip daha iyisini yapmamayı tercih etmeyi bana mı sordunuz.
Bana mı sordunuz, 12 yaş ve üzerinin çocuk olmadığını ve yaptıkları hareketlerinin sonuçlarına katlanmaları gerektiğini yasalara koyarken ama aynı zamanda her yerde zararlı olabileceğini düşündüğünüz konularda +18 ibaresini koymayı da mı bana sordunuz madem bu ülke ile birlikte  birçok ülke de ve din de 12 yaş ve üzeri kendi hatalarının cezasını çekebiliyorsa o zaman +12 denme vakti çoktan geldi de geçiyor bile...
Herkeste var olan akılı kullanırken evrensel çıkarlar yerine kişisel çıkarlarınızı da, evrensel çıkarlar için kullanmayı kullanarak, kişisel çıkarlarınızı beslerken ve bunlardan kargaşa çıkarıp, zenginleşirken bana mı sordunuz, bunun vebalini kim taşıyacak diye...
Bana mı sordunuz, kendi söylediğiniz aşağıda ki yalanların sebeplerini ve bana mı sordunuz yukarıya çıktığınız da kendinizin bile inanmasını... 


Başımız sıkıştığında Ya Allah Ya Muhammed
Ademle Havva cennetten düşürdüklerinde kendilerini bana mı sordular, elmayı yiyelim mi yemeyelim diye,Şeytan bana mı sordu, Allaha şart koyup aht ederken, insanlarını yoldan çıkaracağım diye,Allah bana mı sordu, her şeyi bildiği halde, insanların şeytana suç atacağını, kendi suçlarını ona yükleyeceğini bilerek aht etmesini, şart koymasını ve bu sayede kendi kusurunu kapatırken, kendi yarattığını kusurlu göstermeyi bana mı sordu.

Ne kadar insanca...

Yazmadım mı? Yaptığımız yanlışlar bizim değil, bizi yaratanın aslında, bize akılda verse biz o akılı anca başkalarını suçlamak için kullanırız, suçluluk duygusundan kurtulamadığımız sürece, hepimiz suçsuzuz...
29.12.2011 11:50
Yazı yazmak zor gelir insana,çünkü yazdıklarının arkasında durmalı...

Düşünmek ve Paylaşmak Dileğiyle...

Hiç yorum yok

YORUM BIRAKMAK DÜŞÜNMEK VE PAYLAŞMAK İLE İÇ İÇEDİR. LÜTFEN DÜŞÜNDÜKLERİNİZİ PAYLAŞIN. YORUMLARINIZLA DAHA ÇOK PAYLAŞILALIM.

www.nerdenduydun.com. Blogger tarafından desteklenmektedir.