AYRICA GOOGLE SAYFASI AÇMANIZA GEREK YOK. GOOGLE ARAMALARINIZI BURADAN YAPABİLİRSİNİZ.!

TANITIMLAR

14 Ağustos 2016 Pazar

BEN BİREYİM...

Hiç yorum yok :

Ben bireyim, yaşadıklarım ve gördüklerim kadar düşünebilen bireyim, iki yıl muhasebe eğitimi ardından da beş yıl arkeoloji öğrenimi almış bireyim, kiminize göre kültürlü kiminize göre değil yaşadıklarım ve gördüklerimden sonra düşünebildiklerim bana anlatmaya başladı ilk dinlerin ortaya çıkışını ve daha sonrasında ilk bireylerin bunu kendi çıkarları için kullanmasını hatta yeni arkeolojik buluntular ve bu buluntular üzerinden çıkan teorilerden bir tanesi insanlar dini ritüellerini yerine getirebilmek için şehirler kurmuş olabileceğidir. Yeme içme sevişme için değil çünkü bunları birey olarak yapabiliyor ama korkularıi bilemedikleri ve düşündükleri için birey olmak yetmiyordu bunları paylaşması gerekti bu yüzdendir ki birey olarak gitti birer birer sonra toplum oldular namı diğer cemaat, aşiret,klan, falan filan, sonra bu toplumların içinde bir birey toplumları yönetebileceğini fark etti halbu ki o da bireydi ama bir nedenden dolayı diğer bireyler ona inanıyor,onunla korkmuyor,onunla bilmediklerinin cevaplarını buluyordu bu sayede bireylerin arasında bir birey bir şekilde kalabalıkları yönlendiriyor doğanın kanunu işlemeye başlıyor diğer canlılarda oldu gibi bir birey sürünün lideri olur ne ilginçtir ki insan haricinde hareket edebilen canlılarda lider birey sürüsünü tehlikeye atmaz ama insanların lider bireyi ve yardımcı bireyleri düşünme yetisinden mahsun bir şekilde atar.

13 Ağustos 2016 Cumartesi

DAHİ ANLAMINDA Kİ DEHA: BEYİNLERİ ZAMAN VE MEKANDAN AYRI YAŞAYANLAR

Hiç yorum yok :
İnsan beyninin çalışma sistemi mekandan ve zamandan ayrıdır. Sınırlı bir mekan ve zamanda yaşadığımız düşünüldüğünde yapabilecekleirmizden bir sınırı olmadır. Fakat beynin işleyiş sistematiği bu şekilde olmadığı için uzay ve kainat sadece uzaktan izlediğimiz bir yer olmaktan çıkıp nasıl gidileceği, yaşanılacağı gibi düşüncelerin eyleme dönüştüğü gelişmeler oluşturuyor. Öyleki beyin için bilmek yeterli oluyor çorap ilmeği gibi ucundan yakaladığı anda çorap söküğü misali alıp başını gider. Bu yüzden beyinin çalışma sistemi aslında sonsuzluktan gelir. Peki bu sonsuzluğu eyleme dönüştürme nasıl olur
Her insan aslında bu sonsuzluğu taşır fakat çok azı bu sonsuzluğu yakalamak için uğraşır çünkü bu sonzuluğu çıkarmak için gerekli bedensel yeteneklere ihtiyaç vardır. Her insanın beyni aslında kendi içinde atomu parçalar, mükemmel senfoniler yaratır, uzayı keşfeder bu liste uzar gider aklınıza gelen gelmeyen bütün dahice fikirler ve uygulamalar aslında hepimizde mevcut fakat herkesin yapamamasının sebebi gerekli yeteneklere sahip olmayışı ya da elde edemeyişidir.

Dahi veya deha bu yeteneğe sahip olandır. Beyninin içinde bir tını vardır o onu senfoniye çevirebilir, beynin içinde bir görüntü vardır o onunla atomu parçalar, uzayı gezer veya ilerde düşünen makineler yaratır, bilim kurguda gördüğümüz hayalleri gerçekleştirir.

Peki herkes bu sonsuzluğa sahip olupta yeteneğe neden sahip olamıyor. Çünkü yoğunlaşamıyoruz ne demek bu yoğunlaşmak:
Açlık hem manevi hem maddi, bununla beraber gelen kaygılar namı diğer sübaplar sonsuzluğa ulaşmak için yeterli bedensel güce sahip olamayanlar için kaçış rampaları bu rampalar insanı delirmekten alı koyar eğer sonsuzluğa sahip olupta dokunamıyorsa.


2 Ağustos 2016 Salı

CESET ÇİÇEĞİ VE ÖZGÜR İRADE

Hiç yorum yok :
İnsanoğlu veya insankızı yaradılırken aslında sırf özgür iradesinden dolayı bütün cennet ve cehhenem ahalisinden üstün kılınmış. Melekler ve iblisler aslında bir teoriye göre; bildiğimiz yada gelecekte bileceğimiz ve tanıyacağımız insanların doymak bilmez isteklerine  uyan robotlar ya da androidlermiş aslında. İşte meleklerle veya iblislerle insanların arasında ki fark melekler ve iblisler tam itaat eder insanların ise ne zaman itaat edeceği veya  ne zaman etmeyeceğini kimse bilemez bazı temel kurallar ile yönlendirebilirsiniz ama farklı bir kuralla daha ikna edici olunduğunda 180 derece farklı bir açıdan bakabilir insan.

Allah bile olsanız sırf inadından size inanmaz ya da sırf gıcıklık olsun diye şeytana bile tapabilir.

Şimdi nereden çıktı bu konu yine derseniz bir yazı okudum oradan aklıma geldi kısa bir alıntı ile konuyu sizinle paylaşayım:

ABD Botanik Bahçesi dünyanın en iğrenç kokulu bitkisine ev sahipliği yapıyor.

Ceset çiçeği adıyla anılan titan arum'un (Amorphophallus titanum) gül gibi kokmayacağı malum. Ama çiçekle samimiyeti ilerletmeden ne kadar kötü kokabileceğini anlamak zor.

“Çocuk bezinden bir esinti.” “Bozulmuş balık kokusuyla çürük soğan kokusunun karışımı.” “Sıcak yaz günü inek ölüsü bulunan bir çiftlik.”

Bu tanımlamalar, 2007 yılında ceset çiçeğinin açışına katlanmak zorunda kalan ABD Botanik Bahçesi çalışanlarına ait. Altı yıl ardından, ABD Kongre binası yakınlarındaki botanik bahçesi ikinci bir çiçeğe ev sahipliği yapınca bu özel kokuyu hissetmek isteyen ziyaretçi akınına uğramıştı.

Ceset çiçeğinin bu kadar büyük kalabalıklar çekmesinin bir nedeni de çok nadir olarak açması. ABD Botanik Bahçesi’nde bitki küratörlüğü yapan Bill McLaughlin, çiçeğin aynı zamanda dünyadaki en büyük ve en kötü kokulu bitkilerden biri olduğunu söylüyor. Ve kokusu insanlara fazla gelse de, bokböcekleri ve sineklerde olasılıklar vaat eden bir parfüm etkisi yapıyor
.






bu yazının son kısmında ise McLaughlin de insanları çeken şeyin bu aykırılık olduğunda hemfikir.

“Ölü bir hayvan koysak kimse dönüp bakmaz,” diyor gülerek. “Ama çiçek olunca nedense işler değişiyor.”
 demiş hoş ben kulaklarımla duydum veya bunları söylerken yanında değildim ama neyse olayın özüne dönelim neden sorusuna işte bu sorunun cevabı başta yazdığım gibi bizim yaradılışımızda saklı eğer biz kötü ile iyi arasına çok keskin sınırlar koysaydık ve kötüden iğrenip iyiden hep keyif alsaydık zaten bize ihtiyaç duyulmazdı.
İlk önce melekler vardı daima hizmet ediyorlardı sonra Şeytan ilk karşı çıkışı yaptı ama sonra hep karşı çıktı iblisleriyle yani onlarda tahmin edilebilirdi.

Ama insanlar ya da özgür iradesi olan bizim bilmediğimiz diğer varlıklar tahmin edilemez oldukları için yaratıldılar işte dünyanın en iğrenç kokulu çiçeğinde bile bir güzellik ve  mmujçK* çekicilik bulabiliyor.
Bu yüzden önemlidir özgür irade, özgür irade insanın yanlıştan doğru doğrudan yanlış bulmasını sağlar kimi zaman yanlışa gider kimi zaman doğruya ama özgür irade olmasa doğrudan yanlışı yanlıştan doğruyu bulamaz.

Bugün bu kavgayı veriyor insanlar yanlış olan doğrulara bel bağlıyor doğru olan yanlışları ise red ediyor. Böyle öğreniyor ve öğreneceğiz...

*mmujöK:BU YAZIYI 16 AYLIK KIZIM YAZDI O YÜZDEN SİLMİYORUM
15 08 2015 23:25

1 Ağustos 2016 Pazartesi

Sev beni Seveyim mi Seni(Ne iyilik ne kötülük aslında bizi bozan kendimizi tanıyamamak ve amacımızı bilememek,neye kime hizmet ettiğimizi görememek.)

3 yorum :
İnsanların hepsine kendinizi sevdirmeniz, beğendirmeniz imkansız... Allah bile kullarına yaranamamış,kula kulluk edenler nasıl yaranacaklar birbirine...   

Ne iyilik ne kötülük aslında bizi bozan kendimizi tanıyamamak ve amacımızı bilememek,neye kime hizmet ettiğimizi görememek.                  
Geçenlerde Fettullah Gülen'in bir konuşmasını tesadüfen denk geldiğim de aklıma gelen bir düşünceydi bu yukarıda yazdığım. Bakarsanız Fettullah Gülen büyük bir tarikatın lideri olarak toplumda yer etmiş bir insan dini vecibelere göre konuşmaları var, yaptıklarını bilemeyeceğim çünkü birebir kendisi ile görüşme durumum olmadığı için sadece basından takip edebiliyorum

23 Haziran 2016 Perşembe

OSSSS NEDİR? BUYRUN SİZE YENİ BİR SINAV...

2 yorum :
Tekrar gündeme gelen  oy kullanma nasıl olmalıdır ya da ben çok okudum sen az okudun o yüzden benim oyum seni döver  tartışması alevlenince  aklıma bu yazımı güncellemem gerektiği  geldi  Erol Evgin  tekrar Aysu Kayacı'nın  çıkardığı  tartışmayı  farklı bir şekilde  ele aldı  ve haliyle tekrar  insanlar tartışmaya başladılar  Bundan 3 yıl önce  bu yazıyı  kalem alıp sizlerle paylaşmıştım  haa,  Çok etkili oldu mu bence   olmadı  nereden biliyorum çünkü bu yazının üzerinden  üç tane seçim geçti. Yine  aynı insanlar yine  aynı nitelikte olarak   seçimlerde  bizlere  milletin vekili olarak  sunuldu haliyle   bu düzen bu seçim sistemi  bütün dünyada  değişmediği sürece  maalesef  bu tür tartışmalar  ve yanlış yönetimler  bütün dünyayı  etkileyecektir  o yüzden  keşke  burada  Şaka gibi  yazdıklarım  ciddi anlamda  düşünülüp  tartışılsa  Hem bizim için  hem de dünya için  inanın  çok iyi  işler açılacaktır. 

     Ülkem için yeni bir sınav çıkartıyorum ve oylamaya sunuyorum ama bu oylamaya katılmak için de küçük bir testten geçer not almanız gerek, Ülkemizin iç borç dış borç toplamı nedir? Bu borçlanma nerelerde kullanıldı? Ülkemizde işsizlik oranı nedir? Kendi üretimi olan ürünler ve patentleri nelerdir? Bunların ülke ekonomisine katkısı nelerdir? 


Bir zamanlar Aysu Kayacı benim hatırladığım kadarı ile mankendi daha sonra Müjde Ar ile NTV de bir programı vardı internetten şimdi arattırırım ama şahıslar burada konu için önemli onun haricinde ne iş yaptıkları çokta önemli değil zaten ülkemizde birçok vasıfsız vasıflı işlerde birçok vasıflı da vasıfsız işlerde ya da işsiz olduğu için ne iş yaptığı ve sıfatı da çok önemli değil. Neyse diyelim ve bu Aysu Kayacı'nın meşhur sözlerini ben de yazıya dökeyim tekrardan ne demiş benim oyum ile dağda ki çobanın oyu bir olmamalı gibi anlamlara gelecek bu cümleyi kurduktan sonra büyük tepki almış yuhlanmış, kınanmış, tebrik edilmiş falan filan seven kadar sevmeyen de olacaktır.

İletişim

Yasal Uyarı

Yasal Uyarı


http://dusunmekvepaylasmak.blogspot.com/ sitesinde yer alan her türlü içerik misafir yazarlarının kişisel tecrübeleri, bilgisi ve araştırma sonuçlarına dayanarak oluşturulmuştur. Sadece ve sadece enformasyon amaçlıdır ve asla hekiminizin tıbbi öneri, teşhis ve tedavisinin yerini almayı amaçlamamaktadır. Sitede verilen her bilginin güncel ve eksiksiz olması için her türlü çaba gösterilmiştir ancak kesinlikle böyle olduğuna dair hiçbir garanti verilmemektedir.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Düşünmek Ve Paylaşmak Alexa Sıralaması